22 جار پرسراوە
ئایا زازاکی لقێکی زمانی کوردییە؟
پەیوەندی زازاکی لەگەڵ کوردی
لە ساڵنامەکانی عوسمانیدا دەربارەی پەیوەندی زازاکی لەگەڵ کوردی پێناسەی جیاواز هەن. بۆ نموونە، لە پێناسەیەکدا دەربارەی ئەو زمانانەی لە سنجاقی گەنج قسە دەکرێن ئاماژە کراوە کە زازاکی شێوەیەکی تێکچوو یان گۆڕاوی کوردییە (). بەڵام، لە زانیارییەکانی دەربارەی قەزای کوڵپدا هەروەها تۆمار کراوە کە بۆ زازاکی "لە فارسییەوە موحەڕریف (تێکچوو)" گوتراوە ().
لە قەزای پۆتورگەی مەعموورەتولعەزیزدا، زازاکی — لەگەڵ کوردی و تورکی — وەک "فارسی خەلەتی زازاکی" بیان کردووە (). ئەمە نیشان دەدات کە ئەو تیمانەی ساڵنامەکانیان لە ویلایەتەکاندا ئامادە دەکرد، لە شێوازی پێناسەکردنی زمانە قسەکراوەکاندا دەستەواژەی جیاوازیان بەکارهێناوە ().
لە ناوچە جیاوازەکاندا، کوردی و زازاکی وەک دوو زمانی جیاواز تۆمار کراون. ئەو زانیارییەی کە لە ئەرگانی کوردی و زازاکی قسە دەکرێن لە ساڵنامەکاندا هەیە (). هەرچەندە دیاربەکریش ناوچەیەکی کوردیزمان بوو، ئاماژە کراوە کە لەوێ زمانی زازا قسە دەکرێت (). لە شوێنەکانی وەک وارتۆدا جیاوازی کراوە، وەک "خەڵکی کۆن و هۆزەکان بە کوردی" قسە دەکەن، بەڵام "هۆزەکانی لۆلان و هۆرمەک بە زازاکی" قسە دەکەن ().
سەرچاوەکان
— OSMANLI MATBUATI VE SÜRELİ YAYINLAR
OSMANLI MATBUATI VE SÜRELİ YAYINLAR melere yansımıştır.821 Ergani’de ise “Kürtçe ve Zazacanın” konuşulduğu bilgi- si salnameler mevcuttur.822 Salnamelerden hareketle Kürtçe-Zazaca ilişkisine dair ipuçları da bulunabilir. Örneğin, Genç Sancağı’nda konuşulan dillerle ilgili kısımda “ahalisi İslam ve Hristiyan’dan ibaret olup Kürdi ve Kürdceden muharref olan Zaza ve Ermenice tekellüm ederler” şeklinde bir nitelemeye yer verilerek Zazacanın Kürtçe’nin bozulmuş/başkalaşmış bir hali olduğuna dik- kat çekilmiştir.823 Buna rağmen Kulp Kazası ile ilgili verilen bilgilerde bu sefer de Zazaca için Farisiden muharref denilmiştir.824 Mamüretülaziz’in Pütürge Kazası’nda konuşulan diller arasında ise Kürtçe, Türkçe ve Farisi galatı Zazaca şeklinde bir ibare kullanılmıştır.825 Yine Mamüretülaziz salnamesinde “mevcut ahali sınıf ve milletlerine mahsus Türkçe, Kürtçe, Hristiyanca konuşurlar ve çoğu birbirinin diline aşinadır” şeklindeki bir kullanımla vilayette konuşulan diller hakkında bilgi içermektedir.826 Böylece vilayetlerde salnameleri hazırla- yan ekiplerin konuşulan dilleri tanımlama biçimlerinde farklı terimler kullan- dıkları anlaşılmaktadır. Salnamelerin bu hususta sağladığı bilgilerden biri de Zazaların ve Kur- mancların yaşadıkları bölgelere dairdir. Örneğin, Genç Sancağı merkezinde Zazaca konuşulurken, buraya bağlı olup Erzurum yönünde kurulu olan Gonik nahiyesinde Kürtçe ve Ermenice; Lice, Kulp ve Diyarbekir yönünde yer alan Peçar nahiyesinde Kürtçe, Ermenice ve Zazaca; Çapakçur kazasında ise Kürtçe, Türkçe, Zazaca ve Ermenice konuşulduğu bilgisi yer almaktadır.827 Kürtlerin yaşam alanlarına dair bir diğer husus da aşiret bölgeleridir. Ör- neğin, Bitlis’in Hizan Kazası’nda Melkişan ve Alikan aşiretleri ile bunlara tabi olduğu belirtilen Bekiran, Davudan, Hasenan, Alican ve Ağan isimli taifelerin yaşadığı görülmektedir.828 Bitlis’in İspayret/İsparit Kazası’nda ise hem meskûn hem de konargöçer Alikan aşiretine mensup olduğu belirtilen Canikan, Şehi- dan, Neciman, Mamedan, Berivan, Şehyan, Cendukan kabilelerinin ismi geç- mektedir.829 Mamüretülaziz Vilayeti’nin bazı yerlerinde ise isimlerini aşiretler- den alan Aluçlu, Parçikan, Herdi ve Zeyve gibi köyler bulunmaktaydı.830 Genç Sancağının ise Sulakan/Solahan ve Şüküran aşiretleri şeklinde iki gruba ayrıl- dığı bilgisi de salnamede geçmektedir.831 Bazı salnamelerde vilayetin toplam 821 Diyarbekir Vilayet Salnamesi, Hicri 1301/Miladi 1884, s. 97. 822 Diyarbekir Vilayet Salnamesi, Hicri 1301/Miladi 1884, s. 116-121. 823 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 256. 824 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 266 825 Mamüretülaziz Vilayet Salnamesi, Hicri 1325/Miladi 1907, s. 195. 826 Mamüretülaziz Vilayet Salnamesi, Hicri 1325/Miladi 1907, s. 162 827 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 258-264. 828 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 187. 829Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 189. 830 Mamüretülaziz Vilayet Salnamesi, Hicri 1325/Miladi 1907, s. 147. 831 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 257. 265 —
— İSLAMÎ DÖNEM COĞRAFYA VE SEYAHAT KİTAPLARI
Herseme b. Arcefe’dir.6 re taşıyıp, buralarda sattığını ifade eder.11 Müellif, bölgelerin vergi miktarlarından söz ederken Hulvan’ın Cabârika ve Sonuç olarak eser Kürtler hakkında pek orijinal bilgiler içermese de yer yer onlar dışındaki diğer Kürtler ile 1 milyon 800 bin gümüş dirhem vergi ödedik- verilen bilgiler Kürtlerin nasıl geçindiklerini, hangi işle meşgul olduklarını, lerini kaydeder.7 Müslüman ordularına karşı nasıl bir tavır takındıklarını belirtmesi açısından İbnü’l-Fakīh Fars bölgesindeki zumlardan da söz eder. Zumu Kürtlerin değerlidir. yerleşim yeri olarak tanımlar. Zumlar hakkında verdiği bilgileri İbn Hurdâz- bih’in Kitâbü’l-Mesâlik ve’l-memâlik adlı eserinden aktarır. Yazara göre İbn Hur- 1.1.6. el-Mes‘ûdî (ö. 345/956) dâzbih şöyle demiştir: Dört zum bulunmaktadır. Bunların ilki Bâzencan ola- Tarihçi, fakih ve coğrafyacı olan Mes‘ûdî’nin, tahmini olarak h. 280/m. 893) rak da isimlendirilen Zumm-ı Hasan b. Cileveyh’tir. Şiraz’dan yirmi dört fersah yılı civarında Bağdat’ta doğduğu söylenmektedir. Soyu, meşhur sahabî Abdul- uzaklıktadır. İkincisi Zumm-ı Azdem b. Cevânâne olup uzaklığı Şiraz’dan yir- lah b. Mes‘ûd’a dayandığı için el-Mes‘ûdî nisbesiyle ünlenmiştir. Kaynaklar- mi altı fersahtır. Üçüncüsü Kûriyân olarak adlandırılan ve Şiraz’dan elli fersah da hayatı hakkında pek fazla malumat yoktur. Eldeki bilgiler de çoğunlukla uzaklıkta olan Kasım b. Şehriyâr zumudur. Sonuncusu ise Soran olan isimlen- Mürûcü’ẕ-ẕeheb ve et-Tenbîh ve’l-işrâf adlı eserlerine dayanmaktadır. Mes‘ûdî dirilen Zumm-ı Hasan b. Salih’tir ve Şiraz’dan yedi fersah uzaklıktadır.8 gençlik dönemini geçirdiği Bağdat’ta çok sayıda âlimden ders aldı. Daha sonra Müellif Siser ile ilgili bilgi verirken Kürtlerden de bahsetmektedir. Ziyad b. kısa bir süreliğine Basra’ya giderek burada ilim tahsil etti. Bağdat’ta öğrenimi- Abdirrahman el-Belhî’nin Siser ehlinin şeyhlerinden rivayet ettiğine göre Si- ni tamamlayan Mes‘ûdî, bilgisini arttırmak için genç yaşta uzun seyahatlere ser Sedhânîye (Sedkanîye) olarak da isimlendirilmektedir. Böyle isimlendiril- çıktı. İslam coğrafyasının yanı sıra, İran ve Hindistan’ı dolaştı. H. 306-316/m. mesinin
— İSLAMÎ DÖNEM COĞRAFYA VE SEYAHAT KİTAPLARI
KÜRT TARİHİNİN KAYNAKLARI İSLAMÎ DÖNEM COĞRAFYA VE SEYAHAT KİTAPLARI Arap coğrafya literatüründe “remum/ram” olarak geçmiş olan “zemum/zum/ da sorumluydular. Zum lideri aynı zamanda sultanın temsilcisi konumun- zem” kelimesiyle ifade edilmiştir. Zum ve ram ibarelerinin anlamı ve hangi- daydı. İstahrî ve İbn Havkal, liderlerin yönetim biçimini saltanata benzetir.596 sinin daha doğru bir kullanım olduğu konusunda farklı görüşler ileri sürül- el-Bağdâdî de Kürtlerin yaşadığı bölgeleri Farsça olduğunu ifade ettiği rem ya müştür. Le Sternic ve Michael Jan de Goeje gibi oryantalistler ve araçtırmacılar da ram kelimeleriyle karşılar söz konusu ramların sayısının fazla olduğunu 150 kelimenin Kürtçe kabile anlamına gelen zeme sözcüğünün Arapçalaşmış for- fersaha 150 fersah genişliğine bir alanı kapsadığını yazar. Buna ek olarak, bu mu olduğunu öne sürmektedirler. 591 Hakim Ahmed Hoşnav kelimenin Kürtçe ramların sert doğaya sahip, geçit vermez yüksek bölgelerde yer alıp beş bin ci- olabileceğini söyleyerek zumun Fars ortamında başlı başına bir bölge olduğu- varında kalenin bu bölgelerde tahkim edilmiş olduğunu belirtir. Bağdadî de, nu, Kürtlerin bu ismi vermiş olabileceği, nitekim zuma kelimesinin de Mella İstahrî gibi beş ram bulunduğunu ve her bir ramın bir Kürt kabilesine mensup Mahmud el-Beyazidî’nin eserinde geçtiğini belirtir.592 olduğunu yazar597 Kürtlerin zumından söz eden ilk coğrafyacılardan biri İbn Hardazibe’dir (h. Şeyh er-Rabve ed-Dımaşkî de kendisinden önce gelen coğrafyacıların söy- 3/ m. 9.-10 yüzyıl). Kendisi, zemum’un Kürt bölgelerini ifade ettiğini belirtmiştir. lediklerini de referans alarak Kürt zumlarından söz eder. Zum kelimesini na- Bu bölgelerin dört Zumdan oluştuğunu belirten İbn Hardazibe bu zumların hiye anlamında kullanan İbn Hardazibeh’in tanımını benimser ve sayılarının Bâzencan ismiyle anılan el-Hasan b. Cileveyh Zumu, Erdam b. Cevanah Zumu, dört olduğunu belirtir. Ed-Dımaşkî her bir zuma bağlı kentler ve köyler oldu- Kuriyan adıyla anılan el-Kasım b. Şehreberaz Zumu ve Sevran adıyla
— OSMANLI ARŞİV BELGELERİ
bildiğine yer verilmiştir.597 Bu kişiler çeşitli memuriyet ya da ekonomik konulardaki diğer ıslahat faaliyetleri şeklindedir.604 Dolayısıyla bu komisyonların yazışmalarında Kürtlerin yaşam tarzı, aşiretlerin genel tutumu, görevlerde yer almaktaydı. Bunlardan biri de Diyarbekir doğumlu, Gülşeni sü- Kürt-Ermeni, Kürt-Nesturi ilişkileri ve Osmanlı-İran devletleri arasındaki siya- lalesinden ve Diyarbekir Meclis-i İdare Azası Hacı Salim Efendi’nin oğlu Bekir sette Kürtlerin rolüne dair birçok bilgi elde etmek mümkündür. Bu alt fonlara, Efendi’dir.598 Aynı usul diğer kent isimleri aracılığıyla da yapılabilir. Örneğin, Mutki Kürtlerinin ıslah ve tedibi605, Muş ceza reisinin bütün Kürdistan bölge- Erzurum doğumlu Kürt Hasan Ağa’nın oğlu Mehmed Efendi de Arapça ve sinin asayişine dair raporu606, Vilayat-ı Sitte Islahatı dâhilinde getirilmeye ça- Kürtçe bilen memurlar arasında zikredilmektedir.599 Bitlis hanedanından Sü- lışılan silah taşıma yasağının Kürtler için de uygulanması gibi bazı örnekler leyman Ağa’nın oğlu Abdülmelik Lütfi Efendi600, Bitlisli Şeyh Hubad’ın oğlu verilebilir.607 İbrahim Efendi de bu kategoride örnek verilebilecek kişilerdendir.601 Bazen Kürtçe bilen memurlar arasında Ermeniler de olabiliyordu. Bunlardan biri 3.2.2. Hariciye Nezareti Belgeleri (HR.) Bitlisli Kirkor Ağa’nın oğlu Serkiz Kürkçiyan Efendi’dir.602 Söz konusu kişilerin Tanzimat döneminde teşkil edilen kurumlardan biri olan Hariciye Neza- dışında Muş, Mardin, Van, Hakkâri ve daha birçok yere ait taramada Kürtçe reti’ne ait belgeler hem Osmanlı içerisindeki yazışmaları hem de sefaret ve bilen memurları tespit etmek mümkündür. Bu memurların bazıları Kürtçe’yi konsolosluklarla yapılan yazışmaları içermektedir. Bu belge grubunda siyasi, hukuki, idari ve daha birçok konuda malumat elde etmek mümkündür. sadece konuşabilirken bazıları da okuryazar durumundaydılar. Bu belge gru- bunda Kürdistan’ın önde gelen kişileri olarak belirtilen kişilerin sicilleri de 3.2.2.1. Mektubi Kalemi Belgeleri (HR.MKT.) mevcuttur. Bunlardan biri Kürdistan ahalisinden müteveffa Mustafa Ağa’nın 1835 yılında Hariciye Nezareti’nin kurulduktan sonra bütün kurum ve ku- oğlu Mehmed Arifi Efendi’ye aittir.603 ruluşlarıyla müstakil bir
— OSMANLI MATBUATI VE SÜRELİ YAYINLAR
KÜRT TARİHİNİN KAYNAKLARI 70.000, Nusayriler 24.000, Türkler 234.501, Kürtler 144.420 kişidir. Ha- lep’in umumi lisanı Arapça ise de bazı kazalarda Türkçe söylendiği gibi Urfa ve Maraş taraflarında Kürt aşiretleri arasında Kürtçe konuşul- maktadır. Selahaddin-i Eyyubi zamanında Halep Eyyübilere geçmiş ve sonraları bunların bir şubesi oralarda saltanat sürmüştür. Halep San- cağındaki Kürt nüfusu 27.426 erkek ve 27.870 kadın olmak üzere 55.332 kişidir.327 Haydaranlı: Van’da hareket halinde olan bir Kürt aşiretidir. Men- supları Hamidiye Alaylarının bir kısmını teşkil eder.328 Horasan: Bağdat Vilayetine bağlı bir kazadır. 20-30 bin kişilik bir nüfusu olup bunların bir kısmı Arap diğerleri de Kürtlerden oluşmak- tadır.329 Dersim: Mamüretülaziz vilayetinin bir sancağıdır. Kürtler dağlar- da zor şartlar altında yaşarlar. Kürt kadınları güzel kilim imal ederler. Ahalisi bedevi ve gayri meskûn olduğundan nüfus miktarları hakkında net bir rakam söylemek zordur.330 Duhok: Musul Vilayetinde kaza merkezidir. Asur dönemine ait bir- çok eski eser vardır. Ahalisi çoğunlukla Kürt ve Müslümandır.331 Diyarbekir: Anadolu’nun Kürdistan bölgesinde kadimden beri mer- keziyetini muhafaza etmiş bir şehirdir. Mahalli lisanı Türkçe olsa da Arap, Ermeni, Süryani, Zaza lisanları da konuşulur.332 Revanduz: Musul Vilayetine bağlı Süleymaniye Sancağında ve İran hududunda yer alan bir kazadır. Ahalisi Kürtlerden ibarettir.333 Zaho: Musul Vilayetine bağlı bir kazadır. Ahalisi Kürt, Keldani ve Süryani’dir. Kazada Arapça, Kürtçe ve Keldani lisanları konuşulur.334 Zıkti: Bitlis Vilayetinin Genç Sancağında bir nahiyedir. Nüfusu 7-8 bin kişi olup çoğu Kürtlerden oluşmaktadır.335 Zozan: Van Vilayetinin Hakkâri Sancağında Şemdinan Kazası nahi- yesidir.336 Zibar: Musul Vilayetine bağlı bir kazadır. Kazada Kürtlerle birlikte 327 Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 1, s. 335-341. Halep örneğinde de görüldüğü üzere vilayet, sancak, kaza ve kasaba gibi nitelendirmelere dikkat edilmelidir. Bu yüzden Halep Vilayeti ile Halep San- cağının nüfus sayıları farklıdır. 328 Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 1, s. 353. 329 Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 2, Kasbar Matbaası, İstanbul, 1314, s. 367. 330 Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 2, s. 390-391. 331 Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 2, s. 398. 332 Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 2, s. 398-399. 333 Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 2, s. 414. 334Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 2, s. 420. 335 Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 2, s. 423. 336 Ali Cevad, Memalik-i Osmaniye’nin Tarih ve Coğrafya Lügati, Cilt 2, s. 424. 132 —
— İSLAMÎ DÖNEM COĞRAFYA VE SEYAHAT KİTAPLARI
altında kalmıştır. merkezleri, aralarındaki mesafeler, fetihleri, halkları, vergi miktarları ve coğ- İbn Hurdâzbih’in bu önemli eserinde Kürtlerin Fars’taki yerleşim yerle- rafî durumları hakkında bilgi verilir. rine (Zumm) dair birtakım bilgiler ile karşılaşmaktayız. Ona göre Kürtlerin Ya’kûbî’nin bu eseri Kürtler ile ilgili önemli bilgiler içermekte, onların ya- Fars bölgesinde dört Zummu bulunmaktadır. Bunların ilki Bâzencan olarak şadığı bölgelere dair birtakım bilgiler sunmaktadır. Eserde Saymara, Hulvan da isimlendirilen Hasan b. Cîleveyh’in bölgesidir. Burası Şiraz’dan on dört ve Karmasin şehirlerinden söz edilirken burada yaşayan halklardan birisinin fersah uzaklıktadır. İkincisi, Erdâm b. Cevânah’ın bölgesi olup Şiraz’dan yirmi de Kürtler olduğu söylenmekte ve buralardan alınan haraç vergilerinden söz altı fersah uzaklıktadır. Üçüncüsü, Kûriyân olarak da adlandırılan Kasım b. Şehraberâz’ın bölgesidir. Şirâz ile arasındaki mesafe elli fersahtır. Dördüncü 3 Kitâbü’l-Mesâlik ve’l-memâlik, 47. 22 23 — —
— İSLAMÎ DÖNEM COĞRAFYA VE SEYAHAT KİTAPLARI
bulunduğu Bariz dağlarında eskiden yoğun bir ğu söylenmiş, şiir, yemek tarifi, kimya, fıkıh ve astroloji gibi farklı ilgi alanları Kürt nüfusunun bulunduğunu ve bunların cesur insanlar olduklarını zikreder. ve ilim dallarıyla meşgul olmuş yaratıcı bir kişlik olarak bilinmiştir.186 Ona göre şimdilerde burada Belus denilen bir taife yaşar ve bunlar Kürtlerden Dımaşk’ın batı bölgesinde bulunan Rabve camisinde imamlık yapmış ve daha güçlü ve daha cesurdur.190 birçok ilim dalıyla ilgilenmiştir. Hayatının büyük bir kısmını Dımaşk’ta geçir- Yazara göre Ahvaz Kürtler ile mamurdur.191 Fars bölgesinde Kürtlerin dört miştir. Çağdaşı olan Safedî, onun çok fazla bilgi sahibi olmadığını, fakat zekâ zumu bulunmaktadır. Zummun anlamı nahiyedir. Her zum şehirler ve köylere ve cesaretinden dolayı birçok konuda konuştuğunu, usûlü’d-dîn ve yemek dâ- sahiptir. Sözü hükümdar sözü gibi olan reisleri vardır. Bu zumlarda otuz iki aşi- hil ilgilendiği çeşitli konularda eserler telif ettiğini ve çok sayıda eserini gördü- reti kapsayan 100 bin ev/çadır bulunur. Her bir aşiretten 100 ila 1000 savaşçı çı- ğünü söyler. Dımaşkî, hayatının sonlarına doğru şiddetli bir sağırlığa duçar ol- kar. Tatarlar/Moğollar kılıçlarıyla onların kökünü kazımıştır.192 Müellif İsfahan muş ve bu durum on yıl devam etmiştir. Aynı şekilde gözünün birinde oluşan dağlarına bitişik Lor dağından söz ederek uzunluğunun yedi günlük mesafe bir sorundan dolayı şiddetli ağrılara maruz kalmıştır. Safed’e giden Dımaşkî, olduğunu ve burada Kürt topluluklarının yaşadığını kaydeder.193 orada Emîr Seyfeddin Tengiz’in bîmâristanında h. 727/m. 1327 yılında vefat Yazar Erbil’den söz ederken buranın bir kale olduğunu, önceden Bilad-ı etmiştir. Onun h. 725/m. 1325 senesinde vefat ettiği de söylenmektedir. Nuḫbe- Sevad’dan sayıldığını, sonra Musul’a bağlandığını, daha sonra ayrılarak müs- tü’d-dehr fî ʿacâʾibi’l-ber ve’l-baḥr, Kitâbü’s-Siyâse fî ʿilmi’l-firâse, el-Maḳāmâtü’l-fel- takil bir memleket haline geldiğini dile getirir. Erbil’in, Kürtlerin oturduğu sefiyye ve’t-tercemâtü’ṣ-ṣûfiyye ve el-Cevâb (ʿalâ) ehli cezîreti’l-Ḳıbrıs Dımaşkî’nin
— OSMANLI MATBUATI VE SÜRELİ YAYINLAR
OSMANLI MATBUATI VE SÜRELİ YAYINLAR miyetlerine mahsus lisanlarla konuşur ve Türkçe de bilirler” ve Bargiri Kazası için de “kaza ahalisinin büyük kısmı Kürd ve cüzi bir kısmı da Ermeni milletle- rinden ibarettir” şeklinde nitelendirmeler yapılmıştır.841 Kerkük Sancağında ise mahalle isimleri verilerek hangi mahallelerde Türk- lerin yaşadığı ve buradaki Kürt, Arap ve Acem nüfusunun rolüne dair bilgilere erişmek mümkündür. Bu çerçevede Kerkük merkezinde Türkler yoğun olup burada Kürt ve Araplar da bulunurken, Melha nahiyesi Kürt ve Araplardan; Şi- van ve Keyl nahiyeleri umumen Kürtlerden ve Dakuk nahiyesi ise Türk, Kürt ve Araplardan müteşekkildi.842 Vilayetler dâhilindeki millet esaslı bölgesel yapı konuşulan diller üzerinden de tespit edilebilir. Örneğin, Bitlis Vilayeti’ne bağlı Huyut Kazası’nın ahalisi Kürtçe ve Ermenice lisanlarında konuşan Müslüman ve Ermenilerden oluşmaktaydı. Müslüman ahali Tap, Bıdri, Mala Şego, Mala Teter şeklinde dört gruba ayrılmaktaydı. Bunlardan Tap grubu Mala Bektaş, Mala Receb, Mala Şaban; Bıdri grubu Mala Bilali, Mala Bapir, Mala Çaklo; Mala Şego grubu Beliki Aşireti’nden Mala Akub, Mala Resul, Mala Nasır ve Mala Kasım; Teter grubu ise Kûr Resul ve Parsinit köylerinde yaşayanlardan oluşmaktaydı.843 Bu aile isimlerine dikkat edilirse hem Kürtlerde yaygın bir şekilde kullanılan isim kısaltma yöntemi hem de “ev/sülale” anlamına gelen Kürtçe “mal” tabirinin yaygın olduğu görülmektedir. Bu türden aile isimleri- nin Bitlis salnamelerine yaygın bir şekilde yansıdığı görülmektedir. Örneğin, Bitlis’in Mutki Kazası’nda Mala Velo, Mala Kusan, Mala Buban, Mala Ayğın ve Mala Terlan isminde beş grubun ismi geçmektedir.844 Garzan’da ise Pencinar, Alikan, Reşkotan, Puran, Melkişan aşiretleri yaşamaktaydı. Pencinar aşireti Ferhkan, Terhan, Mala Şemdin, Mala Faro, Musikan, Leyan ve Mala Mehmed gibi alt kollara ayrılırdı.845 Dolayısıyla salnameler vesilesiyle aşiretlere bağlı olup günümüzde dahi “malbat” denilen grupları tespit etmek mümkündür.846 Kürt, Türk ve Ermenilerin yaşadığı yerlerde genellikle Kürtçe, Türkçe ve Er- menice bilen ahali aynı zamanda birbirlerinin dillerine de vakıftır.847 Varto gibi yerlerde ise konuşulan dil sayısının daha fazla olduğu “ahali-i kadime ve aşayir Kürdce; Çeçen, Lezgi kendi lisanlarıyla ve Lolan ve Hormek kabileleri Zaza ve gayrimüslim ahali Ermenice tekellüm eder, binaenaleyh umumu yekdiğerinin lisanına vakıftır” şeklindeki ibarelerden anlaşılmaktadır.848 Sason’da ise konu- 841 Van Vilayet Salnamesi, Hicri 1315/Miladi 1897, s. 163-165. 842 Musul Vilayet Salnamesi, Hicri 1312/Miladi 1894, s. 299-306. 843 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 181. 844 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 193. 845 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 240. 846 Bitlis Vilayeti Şirvan Kazası’na bağlı Zerki nahiyesindeki malbatlar için bkz. Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 246. 847 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 213. 848 Bitlis Vilayet Salnamesi, Hicri 1310/Miladi 1892, s. 217. 269 —