спрошено 4 раз
История курдов
Kürtlerin Tarihi. Kürtlerin tarihi, 19. yüzyıl boyunca farklı dinamikler içeren ve değişkenlik gösteren bir süreçtir (). Bu dönemde, Kürt mîrleri ve Kürdistan'da yaşayan diğer halklar, Osmanlı Devleti'nin güvenlik siyaseti tarafından etkilenmiştir (). Ayrıca, 19. yüzyılın ortalarında ve sonlarında, çeşitli katliamlar yaşanmıştır ().
Kürt tarihi, sadece Kürt mîrleri ile sınırlı değildir, aynı zamanda Kürdistan'da yaşayan diğer halkları da etkilemiştir (). Bu nedenle, Kürt tarihi araştırmacıları, çalıştıkları bölgede yaşayan diğer Osmanlı topluluklarını da dikkate almalıdır (). Osmanlı arşiv belgeleri, Kürt tarihi açısından önemli bir kaynak teşkil etmektedir (). Bu belgeler, 19. yüzyılın ortalarında ve sonlarında, Kürt mîrlerine ve isyanlarına dair zengin bilgiler içermektedir ().
Kürtlerin tarihi, antik dönemlerden günümüze kadar uzanmaktadır (). Antik dönemdeki Kürt tarihi, Grekçe, Latince, Eski Persçe, Pehlevice, Süryanice ve Ermenice kaynaklarda yer almaktadır (). Bu kaynaklar, Kürtlerin tarihsel süreçte yayıldığı Mezopotamya, Armenia, Media, Persia/İran, Suriye ve Anadolu coğrafyalarına dair geniş bilgiler içermektedir ().
Источники
— Weqfa Ban — Cilt 3
KÜRT TARİHİNİN KAYNAKLARI Devleti’nin 19. yüzyıl boyunca farklı dinamikler içeren ve değişkenlik gösteren ve sıklıkla “güvenlik siyaseti”nin veçhelerinin görülebileceği siyasası Kürt mîrler ötesinde Kürdistan’da yaşayan tüm halkları etkilemiştir denebilir. Bu amaçlar doğrultusunda bu çalışma aynı zamanda -gerek yüzyılın ortalarında gerekse de sonundaki çeşitli katliamları göz ardı etmeksizin19. yüzyıl Kürt tarihinin bölgede yaşayan -başta Ermeniler olmak üzere Keldaniler, Süryaniler ve Nasturiler vb.- halklar olmaksızın yazılamayacağının altını çizmektedir. Milliyetçilik ve ulus-devlet perspektifiyle 21. yüzyıldan bu döneme bakıldığında sıklıkla gözden kaçırılan husus tüm sorunlarına rağmen “birlikte yaşam” olgusuydu. Etnik ve dini sebeplerle ortaya çıkan şiddet dinamiklerinin olduğu yüzyıl olmasının yanında, bu şiddet dinamiklerinin tüm yüzyıla yayılamayacağı düşünülürse 19. yüzyıl Kürt tarihi araştırmacılarının çalıştıkları bölgede yaşamış diğer Osmanlı topluluklarını da çalıştıkları dönemin failleri olarak ele almaları bölgenin tarihinin anlaşılmasına sunacağı katkı açık olsa gerek. Bu bağlamda bu bölüm Kürtler kadar Kürdistan’da yaşamış toplulukları araştırmak isteyenler için de ilk başvuru kaynağı olacak fonları öne çıkarmaktadır. Aşağıda daha ayrıntılı gösterileceği veçhile 19. yüzyıl Osmanlı arşiv belgeleri -çeşitli fonlar altındaliteratürde “birinci merkezileşme” denen ve 1830’larda başlayan süreçten Botan Mîrliğinin düştüğü 1840’ların ortasıyla son bulan “ikinci merkezileşme” denen sürece kadar devam eden süreçte Kürt mîrlerine ve isyanlarına dair zengin belgeler sunmaktadır.386 Kürt tarihinde daha çok öne çıkarılmış Bedirhan yahut Mîr Muhemmedê Rewandizî gibi mîrler yanında, bu henüz keşfedilmeyi bekleyen birçok belge daha küçük ölçekli birçok diğer Kürt mîrinin yüzyılın ilk yarısına kadar olan Osmanlı Devleti’yle olan ilişkilerini, isyan ve sürgünlerine dair önemli bilgiler içermekte. Aynı şekilde, Osmanlı merkezîleşmesi öncesinde bölgedeki “önemli aile”lerin tarihinin de yüzyıl içinde takip edilmesine olanak tanıyan çeşitli fonlar, Kürtlerin tarihini sadece Kürdistan özelinde değil bu ailelerin sürüldükleri coğrafyada da araştırma imkânı tanımaktadır. Tüm bu siyasî tarihteki kırılmalar yanında bu bölümün öne çıkardığı fonlar, son Kürt mîrliğinin tasfiyesi sonrasında Osmanlı Devleti’nce 1846’da kurulmuş – ve 1867’de adı Diyarbekir olarak değiştirilene kadar – Kürdistan Eyaleti’nin yapısına ve işleyişine dair sayısız belgeyi de içermektedir. Osmanlı merkezîleşmesinin tecessüm etmiş hâli olarak düşünülebilecek bu eyaletin, gerek Diyarbekir’deki eyalet meclisinde gerekse bağlı kazalardaki meclislerinde tutul386 Bahsedilen dönemleme için bkz. Suavi Aydın and Jelle Verheij, “Confusion in the Cauldron: Some Notes on Ethno-Religious Groups, Local Powers and the Ottoman State in Diyarbekir Province, 1800-1870,” in Social Relations in Ottoman Diyarbekir, 1870-1915, ed. Joost Jongerden and Jelle Verheij (Leiden; Boston: Brill, 2012).
— Weqfa Ban — Cilt 3
KÜRT TARİHİNİN KAYNAKLARI 2.4.2. İrade Hâriciye (İ.HR) Bu fon Osmanlı Devleti’nin dışişleri ve toprakları dâhilindeki elçilikler ile görüşülen meselelere ilişkin 1839 ve 1892 arasındaki iradeleri içermektedir. Hariciye Nezareti’nin kendine ait fonu da düşünüldüğünde bu fondaki belgeler büyük ölçüde sultanın onayını gerektiren hususlardan oluşmaktadır denebilir. Bu fon Kürt tarihi açısından ele alındığında, 19. yüzyılın ortalarında bölgede görevli askeri ve idari Osmanlı yetkililerinin Kürdistan’a dair – Osmanlıların “layiha” dedikleri – raporları içerdiği kadar bölgede yaşayan başta Ermeniler olmak üzere gayrimüslim topluluklara dair bilgilere erişmekte önemli bir kaynaktır. Patrikhane ile Avrupalı elçiler arasındaki iletişimin sonucu olarak bölgedeki gayrimüslimlerin uhrevi ve dünyevi hayatlarına dair Patrikhane’ye ilettikleri sorunlara verilen cevaplar bu fonda mevcuttur. Bu sorunları ayrıntılandırmak gerekirse, idari birimlerdeki vergi yekûnunun gözden geçirilmesi/ düşürülmesine dair talepler425 ve Osmanlı Kürdistanı’ndaki kiliselerin inşası ve tamirine ilişkin süreçler bu fonda araştırmacının karşısına sıklıkla çıkacak temalardandır.426 Bunun dışında Osmanlı Devleti’nin gerek patriklik düzeyinde gerekse taşrada hizmet veren din adamlarına vermiş olduğu izin ve nişanlara ilişkin evrak da çoğunluğu teşkil etmektedir.427 Islahat Fermanı sonrasında gerek kamusal alanda gerekse de devlet dairelerinden istihdamda daha “eşit” görülmeye başlanan bu topluluklara verilen nişanlar sadece din adamlarıyla sınırlı değildi. Aynı zamanda bu cemaatlerin önde gelenlerine verilen bu nişanları da belgeleyen bu fon, Kürt tarihi araştırmacılarına çalıştıkları bölgede Kürtlerin başta Ermeniler olmak üzere Süryaniler, Keldaniler ve Nasturiler ile nasıl bir “birlikte yaşam” pratiği sürdürmüş olabileceklerine ışık tutmaktadır. Bu şekilde nişan almış cemaat önderlerinin diğer fonlarda yapılacak çapraz araştırılmasının vereceği sonuç, Kürt tarihi araştırmacılarına daha geniş kapsamlı bir Osmanlı toplumu portresi çizecektir.428 2.4.3. İrade Meclis-i Vālā (İ.MVL) Tanzimat döneminin siyasi, iktisadi, toplumsal, hukuki ve kültürel açıdan her yönüyle damga vurmuş kurumlarından olan Meclis-i Vālā-yı Ahkām-ı Adliye’ye (Adli Hükümler Yüksek Meclisi) ilişkin iradeleri içeren bu fon, Osmanlı 425 BOA, İ.HR 45/128, 5 Mayıs 1848. 426 Örneğin Muş ve civarındaki Ermeni kiliseleri düzeni, Urfa’daki bir Süryani kilisesinin tamiri ve Van’ın Baz nahiyesinde bir Keldani kilisesi inşaatı için sırasıyla bkz. BOA, İ.HR 58/2784, 10 Ekim 1849; BOA, İ.HR 168/9052, 6 Haziran 1869; BOA, İ.HR 219/12728, 3 Nisan 1866. 427 Örneğin, Süryani Patriği, Kudüs Ermeni Patriği ve Bağdat’taki Keldani Patriğine verilen nişanlar için sırasıyla bkz. BOA, İ.HR 56/2649, 24 Temmuz 1849; BOA, İ.HR 32/1454, 15 Kasım 1845; BOA, İ.HR 223/12980, 26 Kasım 1866. 428 Örneğin, Hazro, Diyarbekir’da ilçenin Ermeni önde gelenlerinden biri olan Hacı Kazaz’ın aldığı Mecidiye nişanı için bkz. BOA, İ.HR 195/11045, 5 Eylül 1862.
— Weqfa Ban — Cilt 3
KÜRT TARİHİNİN KAYNAKLARI OSMANLI ARŞİV BELGELERİ 1915-1923 dönemi, modern dönem Kürt meselesinin büyük oranda şekillendiği tarihsel kesit olması hasebiyle Kürt tarihi içerisinde en önemli evrelerden birini teşkil etmektedir. Bu bölümde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Osmanlı Arşivi [BOA]’ndeki mevcut arşiv belgeleri incelenerek çeşitli başlıklarda Kürt tarihyazımına kaynaklık edebilecek pek çok arşiv belgesi derlenmiş ve içerik özetleriyle okuyuculara ve araştırmacılara sunulmuştur. Bu bölümde yer alan belgeler, 1 Ocak 1915’ten Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihine kadarki zaman diliminde sadece günümüz Türkiye coğrafyasındaki Kürtlerle ilgili değil; aynı zamanda İran ve Cenubi (Güney) Kürdistan’daki Kürtlerle ilgili belgeler de çalışmaya dâhil edilmiştir. Döneme ilişkin ATASE, Cumhuriyet ve Cumhurbaşkanlığı gibi başka arşivler de mevcut olmakla birlikte bu bölümde sadece Başbakanlık Osmanlı Arşivi referans alınarak Kürtler ve Kürdistan’a ilişkin belgeler derlenmiştir. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yer alan belgeler, belgenin çıktığı dairenin ismine göre alt kodlara göre tasnif edilmiş, dosya ve gömlek numarasına göre kataloglanmıştır. Arşiv araştırmasında daha evvel “Fon Kodu” olarak var olan kurum kodu “Kurum”, “Dosya No” ve “Gömlek No” şeklinde tasnif edilmiş, rakamsal veriler ise “Yer Bilgisi” şeklinde adlandırılmıştır. Bu bölümde, Kürt tarihinin mühim kaynakları arasında yer alan Osmanlı arşiv belgelerinin “Kurum” bilgisi listelenmiştir. Arşivde Kürtlerle ilgili herhangi bir “Kurum” ve “Yer Bilgisi” başlığı altında birden fazla belgeye ulaşmak mümkündür. Örneğin, “DH.KMS: (50-3)-25” başlığında konumuzla alakalı elli adet ayrı belge yer almaktadır. Belirtilmesi gereken mühim bir husus da, burada söz konusu döneme ilişkin olarak yer verilen kataloglar, fon kodları ve belgeler Kürtler ve Kürdistan’la ilgili araştırma yapılırken muhakkak bakılması, görülmesi gereken belgelerdir. Döneme ilişkin daha spesifik ve derinlemesine çalışma yapmak isteyen araştırmacılar, burada yer verilen arşiv belgeleriyle kesinlikle iktifa etmemelidir. Zira Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde, imparatorluğun dağılma sürecine girdiği ve imparatorluk toprakları üzerinde yeni devletlerin temellerinin atıldığı bu dönemde Kürtler ve Kürdistan’la ilgili binlerce belge mevcuttur. Dönemin siyasi, sosyal, kültürel, entelektüel, idari, iktisadi, sosyolojik, demografik ve diplomatik yapısı ve ilişkileri hakkında çok mühim içeriğe sahip olan belgelerin ilmi bir biçimde derlenmesi, söz konusu dönem Kürt tarihinin açığa çıkarılmasında büyük bir katkı sağlayacaktır. Açıkça söylemek gerekirse Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde, 1915-1923 dönemi Kürt tarihini doğrudan veyahut dolaylı alakadar edecek pek çok belgeye ulaşmak mümkündür. Dolayısıyla, bahse konu arşivde yapılacak inceleme ne kadar derinleştirilse o kadar çok ve birbirinden farklı veriye ulaşmak mümkün olacaktır. Burada içerikleri ve tarihleriyle birlikte sunulan belgeler, Osmanlı İmparatorluğu’nun 230 231 — —
— Weqfa Ban — Cilt 1
ları Van Gölü’nün doğu ve kuzey doğusunda tarif etmektedir. Özellikle Büyük İskender’in İran seferlerine değinen kaynaklar bu halkla ilgili kimi zaman yüzeysel ve/ya birbirini tekrar eden bilgilere yer verirken kimi zaman daha fazla detay ihtiva etmektedirler. Literatürde, bahse konu coğrafyada yaşayan kavmin veyahut kavimlerin antik Kürtlerin ataları olduğuna dair analizler bulunmaktadır.5 Mardia, Media, Kardukhia (Corduene, Korduk/Korçeyk ve Beth Qardu), Adiyabene ve hatta Armenia tarihi coğrafyası da en nihayetinde Kürtleri hem tarihsel hem de sosyo-kültürel olarak ilgilendirmektedir. Fakat etnik olarak Kyrtilerle Kardukhialıların birbirinden farklı gruplar olduğu yönünde literatürde bir tartışmanın bulunduğu da kaydedilmelidir.6 Bunun yanında Kürt tarihi ve coğrafyası yalnızca yukarıda adları listenen kavimlerle veya coğrafya ile sınırlı değildir. Kabaca Büyük ve Küçük Zap nehirleri arasında olan Adiyabene’nin sakinlerinden biri de Kürtler olmalıdır.7 Dolayısıyla antik Kürt tarihini Mard, Med, Kardukhia (Corduene/Gordyene), Adiyabene ve hatta Armenia ile bir bütün olarak okumak gerekir. Kürt tarihinin İslam öncesi dönemine, yani antik döneme odaklanan bu bölüm, kabaca Herodotos’tan MS. 700’lerin başlarına kadar olan dönem aralığında kaleme alınan yazılı eserlere istinaden hazırlanmıştır. Dolayısıyla eski Mezopotamya uygarlıklarından Pers İmparatorluğu’nun kuruluşuna (MÖ. 550) kadar yaklaşık olarak 2500 yıllık zaman diliminde üretilen ve günümüze kadar gelebilen yazılı tablet veya arkeolojik materyaller, bu bölümün muhtevasına dâhil edilmemiştir.8 Buradan hareketle, bu bölümde, İslam öncesi Kürt tarihinin açığa çıkarılmasında önemli bir yeri olan Grekçe, Latince, Eski Persçe, Orta Persçe, Süryanice ve Ermenice kaynaklardan ilgili olanların bu çalışmaya dâhil edildiği tekrar vurgulanmalıdır. Kürtlerin tarihsel süreçte yayıldığı Mezopotamya, Armenia, Media, Persia/İran, Suriye ve Anadolu coğrafyalarına dair geniş malumatın bulunduğu Grekçe ve Latince kaynaklarda Kürtlerle ilişkilendirilebilecek Media, Mardia, Cyrtiler, Cossalılar ve Kardukhia/Corduene gibi coğrafya ve kavimlerle ilgili geniş bilgiler yer almaktadır. Büyük İskender’in seferlerini konu alan kaynakların büyük bir çoğunluğu Grekçe yazılmıştır ve bunların da muhtevası birbirlerinden pek farklı değildir. Genellikle Akdeniz dünyası, Avrupa, Afrika ve Asya coğrafyası ile Roma İmparatorluğu tarihini konu alan Latince kaynaklar Roma’nın doğu seferleri ve İran imparatorluklarıyla olan münasebetlerinden dolayı yukarıda söz konusu edilen coğrafyalar Naxarar System, Lisbon 1970 (s. 322.) 5 Bazil Nikitin, Kürtler (çev. H. Demirhan ve C. Süreyya), Deng Yayınları-İstanbul. 2013 (öz. bkz.32-39). 6 Adontz/Garsoian, bu iki grubun etnik olarak birbirinden farklı ancak komşu olduklarını ve Armenia coğrafyasına bir şekilde yerleştiklerini idda eder. Bkz. Adontz/Garsoian a.g.e. s. 323. 7 Irak’ta Arap dönemi başlamadan önce doğrudan eski Semitik kökenden diğer İrani dilllere yabancı ancak Kürtçeye giren bazı sözcükler bunun delillerinden biri sayılabilir. Bkz. Wilhelm Eilers, “Iran and Mesopotamia”, in Cambridge History of Iran, Vol.3-1 (ed. Ehsan Yarshater), Cambridge 1983: 481-504 (öz. bkz. S. 496). 8 Bu konuyla ilgili bir değerlendirme için bkz. Fersed Meri, “İslam Öncesi Kürt Tarihi Kaynakları ve Kürtlerin En Eski Tarihi”, (ed. A. Demircan ve M. Akbaş), Kürtler (Tarih), Nida Yayınları, İstanbul 2015, s. 23-57.
— Weqfa Ban — Cilt 3
KÜRT TARİHİNİN KAYNAKLARI OSMANLI ARŞİV BELGELERİ KÜRT TARİHİNİN YAZILI ANA KAYNAKLARI HAKKINDA İlkçağlardan günümüze dek Kürtlerin tarihteki yolculuğunu ilmi, akademik bir perspektif ve yöntemle vücuda getirmenin ilk ve en önemli şartı, Kürtlere ilişkin ana/birincil kaynakları tespit etmek ve bunları araştırmacıların istifadesine sunmaktır. Böylesi bir çalışma Kürtlerin kendi tarihlerine ilişkin oluşturdukları belge ve kayıtlar kadar Kürtleri egemenlikleri altına alan farklı siyasal birimlerin üretmiş oldukları arşiv ve belgeleri de dikkate almak zorundadır. Diğer bir ifadeyle, Kürtlere/Kürdistan’a dair her türden kayıt ve belgelerin derlenmesi ve eleştirel bir yaklaşımla ortaya konması elzemdir. Bilindiği üzere, Kürtlere/Kürdistan’a dair ana kaynaklar, tarihsel süreçte birbirinden farklı coğrafya, devlet, alfabe ve dillerde vücuda getirilmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla, antikçağlardan günümüze Kürt/Kürdistan tarihini alakadar edecek yazılı kaynaklar Arap, Arami, Süryani, Pehlevi, Ermeni, Grek, Latin ve Kril alfabeleri ile Grekçe, Latince, Pehlevice, Arapça, Farsça, Kürtçe, Türkçe, Ermenice, Süryanice, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Rusça ve diğer bazı dillerde kaleme alınmıştır. İlave olarak, Kürt/Kürdistan tarihinin kaynakları daha ziyade egemen devletlerin ve büyük güçlerin arşiv, kütüphane ve müzelerinde bulunmaktadır. Bu minvalde, Türkiye, İran, Irak, Suriye, Mısır, İsrail, Rusya, ABD, Kanada, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve diğer bazı ülkelerin arşiv, kütüphane ve müzelerinde Kürt/Kürdistan tarihini doğrudan ve dolaylı olarak ilgilendirecek milyonlarca belge, kitap, gazete, dergi, rapor ve benzeri türde yazılı kaynaklar mevcuttur. Bu gerçekten hareketle Kürtler/Kürdistan hakkındaki ana kaynakları tespit etmek öncelikli bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Pek tabidir ki, sözü edilen yazılı kaynakların tespit, tasnif ve kullanımı da ancak uzman kişilerle mümkün olabilmektedir. Çünkü sözü edilen birincil kaynakları tespit etmek ancak kaynak alfabeyi ve dili bilmekle mümkün olabilmektedir. Çeşitli alfabe ve dillerde Kürtler ve Kürdistan’a dair ana kaynakları barındıran arşiv ve kütüphanelerin de bir listesini araştırmacıların hizmetine sunacak olan bu çalışma, çalışmalarını farklı ülkelerde sürdüren yaklaşık otuz tarihçi ve araştırmacıdan oluşan uzman bir grubun değerli çabalarının sonucudur. Antik çağlardan günümüze dek Kürtler/Kürdistan hakkında bilgi veren ve birbirinden farklı alfabelerle/ dillerle yazıya geçirilen kaynaklar, kaynak alfabeleri/dilleri bilen ve alanında uzman olan tarihçiler/araştırmacılar tarafından tespit ve tahlil edilerek Kürt Tarihinin Yazılı Ana Kaynakları: Analitik ve Notlandırılmış Bibliyografya isimli bu çalışma hazırlanmıştır. Çalışmaya dâhil edilen yazılı kaynaklar, “kuru” bir belge aktarımı şeklinde değil, metinlere dair farklı okumalara imkân verecek tah12 13 — —
— Weqfa Ban — Cilt 1
ANTİKÇAĞ ve İSLAMİ DÖNEM KAYNAKLARI ÖNSÖZ Kürt Tarihinin Yazılı Ana Kaynakları: Analitik ve Notlandırılmış Bibliyografya isimli serinin birinci cildi Antikçağ ve İslamî Dönem Kaynakları başlığı ile yayımlanıyor. Bu cilt, iki kısımdan oluşmaktadır. Cildin birinci kısmında milattan önce beşinci yüzyıl ile milattan sonra yedinci yüzyıl arasındaki zaman diliminde telif edilen Grekçe, Latince, Eski Persçe, Pehlevice, Süryanice ve Ermenice kaynaklar altı ayrı bölüm halinde ele alınıyor. Bahse konu kaynaklar, sadece Küçük Asya, Mezopotamya, Suriye ve İran gibi Yakındoğu coğrafyasıyla ilgili olmamakla birlikte antik dönem Kürt tarihi ve coğrafyası için eşsiz bilgiler barındırmaktadır. Hiç kuşkusuz mezkûr kaynaklar, antik dönemden İslami döneme kadar Kürtlerin tarihi, kökeni ve dini inançları ile tarihi coğrafyası gibi konularda ufuk açıcı bilgiler ihtiva etmektedir. Kitabın bu kısmında Kürt ve Kürdistan tarihinin pek de bilinmeyen bir zaman dilimi hakkında teferruatlı bilgiler ihtiva eden birincil kaynaklara yer veriliyor ve söz konusu kaynakların Kürt ve Kürdistan tarihyazımındaki önemine dikkat çekiliyor. Elinizdeki kitabın ikinci kısmında ise Müslüman ve gayrimüslim tarihçilerin milattan sonra sekizinci yüzyıl ile on beşinci yüzyıl arasındaki zaman aralığında kaleme aldıkları tarih kitapları altı bölüm şeklinde kategorize edilerek ele alınıyor. Bahse konu zaman aralığında telif edilen birincil kaynaklar referans alınarak Kürtler ve Kürdistan’a dair bilgiler derleniyor. Kitabın bu kısmında sekiz ile on beşinci yüzyıllar arasında yaşayan Müslüman ve gayrimüslim tarihçilerin telif ettikleri eserler; erken dönem İslam kaynakları, Şeddadî, Hasanveyhî, Mervanî, Annâzî ve Eyyûbî kaynakları başlığı altında ele alınıyor. Son tahlilde, kitabın ikinci kısmında, Müslüman ve gayrimüslim tarihçilerin Arapça, Farsça, Türkçe, Ermenice, Süryanice, Gürcüce ve Latince telif ettikleri vekayinameler/kronikler, terâcimler-vefâyatlar ve tabakatlar gibi birincil kaynaklar referans alınarak Kürtler ve Kürdistan’a dair bilgi kaynakları tek elde toplanıyor. Kürt Tarihinin Yazılı Ana Kaynakları: Analitik ve Notlandırılmış Bibliyografya isimli serinin birinci cildinin vücuda getirilmesinde büyük emek ve gayret sarf eden yazarlarımız Muhammet Yücel, Abdurrahman Acar, Nevzat Keleş, Hakan Can, Yusuf Baluken, Bedrettin Basuğuy ile dönemin bazı kaynaklarını bizimle paylaşan Sıddık Zırar’a yürekten teşekkür ederiz. Editörler Aralık 2023, İstanbul
— Weqfa Ban — Cilt 3
KÜRT TARİHİNİN KAYNAKLARI OSMANLI ARŞİV BELGELERİ ÖNSÖZ Kürt Tarihinin Yazılı Ana Kaynakları: Analitik ve Notlandırılmış Bibliyografya isimli serinin üçüncü cildi Osmanlı Arşiv Belgeleri başlığı ile çıkıyor. Bu ciltte Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan yıkılışına dek geçen süreçte devlet arşivlerinde Kürtler ve Kürdistan’a dair malumat veren her türden belgenin katalog ve fonlarına yer verilmiştir. Kitapta yer verilen belgelerin içeriklerine ilave olarak bahse konu içeriklere ilişkin değerlendirmeler de yer almaktadır. Beş bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde 1300-1808 tarihleri arasını kapsayan Klasik Dönem Osmanlı Arşiv Kaynakları yer almaktadır. Bu dönemin belgeleri Osmanlı Devleti’nin farklı birimleri tarafından kayıt altına alınmış Mühimme, Tahrir, Tımar Ruznamçe, Ahkâm, Hurufat ve Maliyeden Müdevver defterler ile Şeriyye Sicilleri, Hattı Hümayun, Divan-ı Hümayun Beylikçi Kalemi’nin yanı sıra Kamil Kepeci, Cevdet, İbnülemin ve Ali Emiri tasnifleri gibi defter, katalog ve fonlardan oluşmaktadır. Kitabın II. Mahmut ve Tanzimat Dönemi Arşiv Kaynakları (1808-1876) adlı ikinci bölümünde Osmanlı modernleşmesinin önemli merhalelerinden biri olan II. Mahmut ve Tanzimat Dönemi kaynakları yer almaktadır. Bu bölüm, kısa bir zaman dilimine odaklanmasına karşın Kürtler açısından çok önemli olayların gerçekleştiği bir dönem olması hasebiyle Kürt tarihi için oldukça değerli kaynakları barındırmaktadır. Bu dönemin kaynakları Hattı Hümayun, Cevdet, Sadaret, İ̇radeler, Meclisi Vala, Şurayı Devlet ve Hariciye Nezareti belgeleri ile Maliye Nezareti, Ceride Odası, Masarıf, Varidat Muhasebesi, Cizye ve Temettuat defterlerini içermektedir. Kitabın üçüncü bölümü, II. Abdülhamit Dönemi Arşiv Kaynakları (18761909) adını taşımaktadır. Bu dönem otuz üç yıl gibi kısa bir zaman dilimini kapsamasına karşın imparatorluğun en kritik dönemlerinden biridir. Aynı zamanda bahse konu dönem Kürtlerin siyasi olarak daha fazla görünür olduğu bir dönemdir. Hamidiye Alaylarının teşkili, Kürt aşiretlerinin devletle ve birbirleriyle ilişkileri, Aşiret Mektebi’nin açılması, Kürt milliyetçiliğinin doğuşu ve Ermeni-Türk milliyetçilikleriyle rekabeti/çatışması, Kürt matbuatının temellerinin atılması ve Kürt entelejiyansının görünür olması gibi gelişmelerin yaşanmasından ötürü bu dönem, Kürt tarihi açısından çok büyük önem arz etmektedir. Kürt tarihyazımında çok mühim bir yer tutan bu dönemin temel kaynakları arasında defterler, nezaret belgeleri, Yıldız Sarayı belgeleri, Cevdet tasnifi, iradeler, haritalar, plan, proje ve krokiler ile albüm ve fotoğraflar yer almaktadır. 16 17 — —
— Weqfa Ban — Cilt 1
ANTİKÇAĞ ve İSLAMİ DÖNEM KAYNAKLARI KÜRT TARİHİNİN YAZILI ANA KAYNAKLARI HAKKINDA İlkçağlardan günümüze dek Kürtlerin tarihteki yolculuğunu ilmi, akademik bir perspektif ve yöntemle vücuda getirmenin ilk ve en önemli şartı, Kürtlere ilişkin ana/birincil kaynakları tespit etmek ve bunları araştırmacıların istifadesine sunmaktır. Böylesi bir çalışma Kürtlerin kendi tarihlerine ilişkin oluşturdukları belge ve kayıtlar kadar Kürtleri egemenlikleri altına alan farklı siyasal birimlerin üretmiş oldukları arşiv ve belgeleri de dikkate almak zorundadır. Diğer bir ifadeyle, Kürtlere/Kürdistan’a dair her türden kayıt ve belgelerin derlenmesi ve eleştirel bir yaklaşımla ortaya konması elzemdir. Bilindiği üzere, Kürtlere/Kürdistan’a dair ana kaynaklar, tarihsel süreçte birbirinden farklı coğrafya, devlet, alfabe ve dillerde vücuda getirilmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla, antikçağlardan günümüze Kürt/Kürdistan tarihini alakadar edecek yazılı kaynaklar Arap, Arami, Süryani, Pehlevi, Ermeni, Grek, Latin ve Kril alfabeleri ile Grekçe, Latince, Pehlevice, Arapça, Farsça, Kürtçe, Türkçe, Ermenice, Süryanice, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Rusça ve diğer bazı dillerde kaleme alınmıştır. İlave olarak, Kürt/Kürdistan tarihinin kaynakları daha ziyade egemen devletlerin ve büyük güçlerin arşiv, kütüphane ve müzelerinde bulunmaktadır. Bu minvalde, Türkiye, İran, Irak, Suriye, Mısır, İsrail, Rusya, ABD, Kanada, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve diğer bazı ülkelerin arşiv, kütüphane ve müzelerinde Kürt/Kürdistan tarihini doğrudan ve dolaylı olarak ilgilendirecek milyonlarca belge, kitap, gazete, dergi, rapor ve benzeri türde yazılı kaynaklar mevcuttur. Bu gerçekten hareketle Kürtler/Kürdistan hakkındaki ana kaynakları tespit etmek öncelikli bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Pek tabidir ki, sözü edilen yazılı kaynakların tespit, tasnif ve kullanımı da ancak uzman kişilerle mümkün olabilmektedir. Çünkü sözü edilen birincil kaynakları tespit etmek ancak kaynak alfabeyi, dili ve arşivleri bilmekle mümkün olabilmektedir. Çeşitli alfabe ve dillerde Kürtler ve Kürdistan’a dair ana kaynakları barındıran arşiv ve kütüphanelerin de bir listesini araştırmacıların hizmetine sunacak olan bu çalışma, çalışmalarını farklı ülkelerde sürdüren yaklaşık otuz tarihçi ve araştırmacıdan oluşan uzman bir grubun değerli çabalarının sonucudur. Antik çağlardan günümüze dek Kürtler/Kürdistan hakkında bilgi veren ve birbirinden farklı alfabelerle/dillerle yazıya geçirilen kaynaklar, kaynak alfabeleri/dilleri bilen ve alanında uzman olan tarihçiler/araştırmacılar tarafından tespit ve tahlil edilerek Kürt Tarihinin Yazılı Ana Kaynakları: Analitik ve Notlandırılmış Bibliyografya isimli bu çalışma hazırlanmıştır. Çalışmaya dâhil edilen yazılı kaynaklar, “kuru” bir belge aktarımı veyahut tanıtım şeklinde değil, metinlere dair farklı okumalara imkân verecek tahlili ve notlandırılmış bir biçimde okuyucuların ve araştırmacıların istifadesine sunulmuştur. Çalışma, coğrafya, ülke,