Hanedan
Mervânîler
Mervânîler (Benî Mervân/Mervânoğulları, Âl-ı Mervân), 983-1085 yılları arasında Kuzey Mezopotamya’da hüküm süren bir hanedandır; kaynaklarda “el-Mervâniyye Mulûku Diyârbekir” (Diyarbekir Mervânî Hükümdarları) olarak da anılır. Etnik kimliklerine dair bilgi veren kaynaklar, hanedanı Kürtlerin Humeydî aşiretinin Çehârbuxtî koluna mensup gösterir (Cilt 1, s. 129).
Hâkim oldukları bölge, Ortaçağ’da Zevezân (Zozan) diye adlandırılan geniş bir coğrafyayı kapsardı; sınırları güneyde Musul’dan Ahlât hududuna, doğuda Azerbaycan’ın Selmâs şehrine, batıda Diyarbekir’e kadar uzanırdı. Bu coğrafya Humeydî, Lârî, Hezbânî, Mihrânî, Hakkârî, Buxtî, Beşnevî, Çûpî ve Millî gibi önemli Kürt aşiretlerini barındırıyordu; hâkim unsur Kürtlerin yanı sıra Araplar, Farslar ve Deylemîler ile gayrimüslim Süryani ve Ermeniler de bölgede yaşıyordu (Cilt 1, s. 129).
Hanedanın kökeni Bâz’a dayanır; Bâz’ın ölümünün ardından yönetim eniştesi Mervân b. Kek’in çocuklarına geçmiştir. Mervân aslen Siirt ile Maden arasındaki Kurmâs Köyü’nün ileri gelen ailelerinden olup bu köyde değirmencilik yapar ve Bâz’ın kız kardeşi Fehm ile evliydi. Devletin asıl kurucusu sayılabilecek Ebû Ali el-Hasan b. Mervân, 8 Kasım 997’de Âmid’e girerken öldürülmüş; danışmanı, kardeşi Ebû Mansûr’u Mumehhiduddevle unvanıyla hükümdar ilan etmiştir (Cilt 1, s. 130).
Nasruddevle döneminde bölgede evlerin yanı sıra bahçeler, su dolapları, kanallar, cami, saat kulesi, han, hamam, bimaristan ve köprü gibi pek çok eser inşa edilmiş; Âmid ve Cizre surlarında onarımlar yapılmıştır. Selçukluların yükselişiyle Mervânîler, Selçuklu tabiiyetini ilk benimseyen devletlerden biri olmuş ve hutbeyi Selçuklular adına okutmaya başlamıştır (Cilt 1, s. 131).
1071’deki Malazgirt Savaşı’nda Mervânî ordusu Alparslan’ın yanında yer alıp galip gelmiş, ancak Alparslan’ın Ahlât ve Malazgirt’e kendi valilerini atamasıyla bu şehirler Mervânî idaresinden çıkmıştır. Nizâmeddîn döneminde bölgenin refahı zirveye ulaşmış; ondan sonraki Nâsıruddevle Mansûr döneminde hanedan Selçuklular tarafından yıkılmıştır. İbnü’l-Ezrak, bölgenin huzur ve refahının bu yıkılışla bozulduğunu kaydeder (Cilt 1, s. 132).
Kaynaklar
Kürt Tarihinin Kaynakları, Cilt 1: ANTİKÇAĞ VE İSLAMÎ DÖNEM KAYNAKLARI
Sayfalar: 105, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137
Kaynaklar “Kürt Tarihinin Kaynakları” serisinden alınmıştır. Seri editörleri: Nurettin Beltekin, Serdar Şengül, Ercan Çağlayan.