YerUzman Onaylı
Hakkâri
Diğer adlar: Hekarî
Hakkâri (Hekarî), Yukarı Mezopotamya'nın dağlık kesiminde, Kürt beylerinin yönettiği bir sancak ve aşiret bölgesidir. Adı, Ortaçağ İslam coğrafyasından modern dönemin Osmanlı arşiv belgelerine kadar uzanan kaynaklarda sürekli olarak Kürtlerle birlikte anılır.
Ortaçağ Coğrafya Kaynaklarında
Yâkūt el-Hamevî'nin İslam dünyasının günümüze ulaşan en kapsamlı coğrafya ansiklopedisi sayılan Muʿcemü'l-büldân adlı eserinde Hakkâri, bölgenin zengin kütüphaneleriyle anılan merkezleri arasında Hulvân, Erbil, Karmîsîn (Kirmanşah), Nihavend ve Şehrezor ile birlikte sayılır (). Aynı eserin verdiği bilgiye göre Hakkâri, Cezîretu İbn Ömer'de Musul'un yukarılarında yer alan bir şehirdir ve burada "Hekarîye" denilen Kürtler meskûndur ().
Beylik Geleneği
Bölgenin beylik geleneğine dair en somut kayıtlardan biri Mahmudî beylerine ilişkindir. Önceleri Safevi Devleti'nin hizmetinde bulunan Mahmudî aşireti, Kanûni döneminde Osmanlı hâkimiyetine girerek büyük yararlılıklar göstermiş ve Hakkâri'nin Albak nahiyesini yönetmiştir. Hakkâri'ye tabi bölgelerde Kürtlerin ikamet ettiği; Görgil, İmadiye ve Bay gibi yerlerin bölgeyle ilişkilendirildiği, Bitlis'in ise İzeddin Şir Bey'in hâkimiyetinde bulunduğu kaydedilmiştir ().
Osmanlı İdaresi ve Sınır
Osmanlı idari yapısı içinde Hakkâri, klasik sancak düzeninden farklı olarak yurtluk-ocaklık usulüyle yönetilen sınır sancakları arasında yer alıyordu; bu sistemde sancakbeyliği babadan oğula ya da aynı akraba içinde devam ediyordu (). 16. yüzyıldan itibaren mühimme defterlerinde Hakkâri, Van ve Bitlis gibi şehirlerle birlikte askerî meselelere ve sınır güvenliğine konu olmuştur (). Bu dönemde Kürt mirlerinin ve aşiretlerinin gerek birbirleriyle gerekse aşiretlerle çatışma halinde olduklarına dair merkezi hükümetin gönderdiği çok sayıda hüküm kayıtlara geçmiştir (). Cevdet tasnifinde de Hakkâri, Diyarbekir, Mardin, Erzurum, Van, Bitlis ve Musul gibi şehirlerle birlikte alacak-verecek, asayiş ve sürgün kayıtlarında anılır ().
Bölgenin İran sınırındaki konumu onu sürekli bir gerilim alanı kılmıştır. Osmanlı tarafında bulunan Hakkâri Kürtlerine İran'ın saldırdığına dair kayıtlar mevcuttur (). Mali ve iktisadi düzene ilişkin belgelerde ise Muş ve Hakkâri sancaklarında vergi tahsilatıyla görevlendirilen başıbozuk askerlerin aylık defterleri (), İran'dan Hakkâri'ye ithal edilen tuzun engellenmesine yönelik önlemler () ve Hakkâri yöresinden hayvan alımının engellenmesine dair tedbirler () yer alır.
19. Yüzyıl ve Cemaatler
19. yüzyıl belgelerinde Hakkâri, bölgedeki gayrimüslim topluluklarla ilişkiler bağlamında öne çıkar. Hakkâri-Musul hattında yaşanan Kürt-Nesturi çatışmaları arşiv yazışmalarına yansımıştır (). Ayrıca Kürdistan Eyaleti Ermeni murahhaslığına yapılan tayin ve Van Ermeni murahhası ile yöre Ermeni cemaati arasındaki anlaşmazlık üzerine düzenlenen Hakkâri meclisi mazbatası, bölgenin idari ve cemaatler arası meselelerine ilişkin tahkikatların konusu olmuştur ().
Kaynaklar
Cilt 2: Weqfa Ban — Cilt 2 (2023)
Yazarlar: İbrahim İbrahimî, Hakan Can
Sayfalar:
Cilt 3: Weqfa Ban — Cilt 3 (2023)
Yazarlar: Hakî Kaya, Uğur Bayraktar, Şeyhmus Bingül, Hüseyin Siyabend Aytemur, Sinan Hakan
Sayfalar: , , , , , , , ,
Cilt 4: Weqfa Ban — Cilt 4 (2022)
Yazarlar: Yasemin Aygün, Şeyhmus Bingül, Maşallah Bingöl
Sayfalar: ,
Kaynaklar “Kürt Tarihinin Kaynakları” serisinden alınmıştır. Seri editörleri: Nurettin Beltekin, Serdar Şengül, Ercan Çağlayan.
İlgili maddeler
Bu makale, arşivimize sorulan sorulardan derlenmiş ve uzman akademisyen tarafından incelenip onaylanmıştır. Tüm bilgiler cilt ve sayfa kaynaklıdır.