OrtExpertengeprüft
Mezopotamya
Mezopotamya, Dicle ve Fırat nehirleri arasında uzanan tarihî bölgenin adıdır ve antik dönemden Osmanlı'ya uzanan Kürt tarihinin başlıca coğrafi sahnelerinden biri olarak kaynaklarda öne çıkar. Romalı coğrafyacı Plinius, "Mezopotamya" kavramının sınırlarını Dicle ile Fırat arasındaki bölgenin tamamını içine alacak şekilde genişletmiştir (Cilt 2, s. 61).
İslam öncesi döneme ait Latince ve Grekçe kaynaklar bu coğrafyayı sıkça anar ve Kürt tarihinin erken dönemine ışık tutar. Titus Livius'un Ab Urbe Condita (Şehrin Kuruluşundan İtibaren) adlı eseri, Persler ve Pers coğrafyası, Armenia ve Mezopotamya gibi yerlerle ve bu coğrafyaların yerel halkıyla ilgili mühim bilgiler içerir (Cilt 1, s. 45). Plinius ise Armenia'dan Adiabene'ye kadar uzanan yer adları, dağ silsileleri ve nehirler hakkında verdiği bilgilerle bölgenin tarihî coğrafyası açısından değerli bir kaynaktır; Adiabene ile Armenia arasında yaşayan kavimlerden ve Adiabene'nin doğu ve kuzeydoğusunda yer alan Med topraklarından söz eder (Cilt 1, s. 47). Aynı şekilde Dicle havzası ve bu coğrafyada cereyan eden hadiseler, özellikle Corduene gibi bölgelerin siyasi konumu bakımından Kürt tarihi açısından önemli görülür (Cilt 1, s. 40).
Mezopotamya, Roma ile Persler arasındaki uzun mücadelenin de merkezî sahnelerinden biriydi. Eutropius'a göre Armenia'yı alan imparator Traianus, 114 yılında Corduene, Mardia ve Media ile birlikte Mezopotamya'da pek çok bölgeyi Roma'nın tahakkümü altına almıştı (Cilt 1, s. 50). Bölge zaman zaman el değiştirdi: Sasani hükümdarı I. Şapur, Romalılara karşı 244-260 yılları arasında yürüttüğü seferlerin neticesinde Mezopotamya ve Suriye'yi ele geçirdiğini Ka'be-i Zerdüşt yazıtında kaydetmiştir (Cilt 1, s. 67).
İslami dönemde de Mezopotamya, Kürt siyasi varlığının önemli bir zeminini oluşturdu. 983-1085 yılları arasında Kuzey Mezopotamya'da hüküm süren Mervânîler, kaynaklarca Kürtlerin Humeydî aşiretinin Çehârbuxtî koluna mensup gösterilen ve sınırları güneyde Musul'dan Ahlat hududuna, doğuda Selmas'a, batıda Diyarbekir'e uzanan geniş bir coğrafyaya hâkim olan bir hanedandı (Cilt 1, s. 129).
Genel olarak değerlendirildiğinde, kadim bir geçmişe sahip olan Kürtler tarihî süreçte Mezopotamya, Bilad-ı Ekrad, Ard'ül-Ekrad veya Kürdistan adı verilen coğrafyada farklı dinî ve etnik gruplarla birlikte yaşamışlardır (Cilt 3, s. 54). Bölgenin Osmanlı dönemindeki algısı da kaynaklara yansır: dönemin coğrafya eserlerinde El-Cezire (Mezopotamya) tabiri Diyarbekir, Halep, Musul ve Zor gibi idari birimleri kapsayacak şekilde kullanılmış ve bu bölgenin ahalisinin büyük çoğunluğunun Müslüman olup Arap, Kürt ve Türkmenlerden oluştuğu belirtilmiştir (Cilt 4, s. 166). Bölgenin başlıca su yollarından Zap suyu ise Hakkâri dağlarından çıkıp Mezopotamya'da Dicle'ye karışmaktaydı (Cilt 4, s. 146). Erken dönem kaynakların bu bilgileri, İslam öncesi Kürt tarihini yazmak isteyen araştırmacılar için dikkatle değerlendirilmesi gereken veriler arasında sayılır (Cilt 1, s. 22).
Quellen
Kürt Tarihinin Kaynakları, Band 1: ANTİKÇAĞ VE İSLAMÎ DÖNEM KAYNAKLARI (2023)
Autoren: Muhammet Yücel, Abdurrahman Acar, Nevzat Keleş, Hakan Can, Yusuf Baluken, Bedrettin Basuğuy
Kürt Tarihinin Kaynakları, Band 2: İSLAMÎ DÖNEM COĞRAFYA VE SEYAHAT KİTAPLARI (2023)
Autoren: İbrahim İbrahimî, Hakan Can
Seiten: 61
Kürt Tarihinin Kaynakları, Band 3: OSMANLI ARŞİV BELGELERİ
Autoren: Hakî Kaya, Uğur Bayraktar, Şeyhmus Bingül, Hüseyin Siyabend Aytemur, Sinan Hakan
Seiten: 54
Kürt Tarihinin Kaynakları, Band 4: OSMANLI MATBUATI VE SÜRELİ YAYINLAR (2022)
Autoren: Yasemin Aygün, Şeyhmus Bingül, Maşallah Bingöl
Die Quellen stammen aus der Reihe „Kürt Tarihinin Kaynakları“ (Quellen der kurdischen Geschichte). Reihenherausgeber: Nurettin Beltekin, Serdar Şengül, Ercan Çağlayan.
Verwandte Einträge
Dieser Artikel wurde aus Fragen an unser Archiv zusammengestellt und von einem Fachakademiker geprüft und freigegeben. Alle Angaben sind mit Band und Seite belegt.